Şeyh Nazım Kıbrısi’ye İsrail logolu mühür

Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri’nin etrafı kuşatılmış durumda. Kıbrısi’ye söyleyecek hiçbir sözümüz olamaz ancak Adnan Oktar başta olmak üzere onun ismini kullananlar menfaat peşinde koşuyorlar. İsrail yandaşı olarak bilinen Adnan Oktar ve ekibinin Kıbrısi’ye yaptıkları mühür İsrail logosundan oluşuyor. 70 liradan satışa çıkan mühür size neyi anlatıyor?

Kendisine Verilen yanlış bilgiler nedeniyle Cübbeli Hoca’ya ithamlarda bulunan Kıbrısi’nin sitesinde “Şeyhe eli boş gidilmez, boş giden boş döner” gibi tarikat ve tasavvuf yoluna yakışmayan ifadeler kullanılıyor. Hak tasavvuf yollarında Hiçbir menfaat gözetilemez.” İlla şunu alacaksın, yoksa gelme” diye birşey kesinlikle söz konusu olmaz HAK YOLDA.

 

DİĞER YAZI: KIBRISİ GELECEKTEN HABER VERİRİM DEDİ – TUTMADI

About these ads

24 responses to “Şeyh Nazım Kıbrısi’ye İsrail logolu mühür

  1. Kesin adnan oktar ve yandaşlarının işdiir bu. mubareğin etrafını çevirmişler şu hale bak yazık yani

  2. Kullanılan logo bizim eski camilerimizde de kullanılan bir figürdür Davut Yıldızı deniyor buna bizim milletimiz yahudi işareti diye 1000 yıllık manevi mirasımızı bu söylemler yüzünden tahrip etti camilerden türbelerden çıkartıplar attılar ya da yaktılar

    • çok haklısınız bilmeden araştırmadan yorum yapıyorlar ama israilliler bizi daha iyi araştırmış bizim değerlerimizi sahiplenmiş araştırın arkadaşlar

  3. israil’i çok sever Adnan oktar. kardeşlerimiz diyor ya onlara. İsriale atom atacak adamın başına gök kubbeyi çökertiriz diyor ya. Onun işidir buda

  4. öncelikle ne menzille ne de kıbrısla ve ne de kendini Mehdi sanan Adnan’la bağlı değilim. ancak bariz bi yanlış var ki buna ses etmesem olmaz. israil logosu dediğiniz simge israil denen şer ülkesi daha piyasada yokken var olan bi sembol. gezip dolaşırsanız Osmanlı’ya ait pek çok eserde, cami ve türbede aynı sembolü görürsünüz. bu Davud (a.s)’ın manevi makamına ait bir semboldür. iç içe geçmiş iki üçgen ( iki aleme hükmeden halife) anlamındadır. ehline malum bu konu Davud (as)’ın hilafetin ilk zuhur mahali oluşuyla anlatılabilir. ayrıca Allah ism-i şerif’inin de HATEM’inde geçen bir şekildir. İsrailin bunu kullanıyor olması manasını değiştirmez. tıpkı “yıldız ve ağaç secde etmektedir” ayetindeki yıldız sembolü gibi. ek bilgi söz konusu şekil mühr-ü Süleyman olarak da bilinir. tarikat tek değildir. bir tarik ( yol)’a verilen bir bilgi diğerlerine verilmek zorunda da değildir. eksik ve kıt bilgilerle hüküm vermek müslümana yakışmaz.
    “onlara ilim verildikten sonra ayrılığa düştüler”
    demem şu ki, özellikle sembol ilmi kimi tarikatta vardır. kimisi ise üstünde durmaz. bu cevabın tek nedeni söz konusu sembolün manevi değeridir. ve bu değeri de israil gibi şeytani bi devlet gideremez. altın, çamura düşse de değerinden bişey kaybetmez. Mehdi (as)’ın bir işi de değerli sembolleri temizlemektir. cümleten selametle.
    “öyleyse müminler yalnızca Allah’a dayanıp güvensinler”

  5. bu arda arkadaş demiş ben kimseye tabi deildim .. emin olsunki bende hep Allah bana yeter fikriylre yasadım ve hiç bir hoca yım seyhim diyene itimat etmedim ama Nazım kıbrsi bence takip edilmesi gerken ve sözlerinin dinlenmesi gerken bir zat dır..

    Adnan oktara gelince mehdilikle zaten alakası yok ama kendisi hakkında yorum yapmak istemiyorum…yanlısa düşmkden korkuyorum ne yalan söylim….

  6. bu logo israil mührüdür. osmanlıda da var ama o zaman israil devleti yoktu. bayrak yaktığımız zaman bu logoyu yakıyoruz. hakkaniyi savunim derken israili savunmayın

  7. bende bu harun yahyada birş ey anlamadım şahsen israil yandaşımıdır
    yoksa gerçek bir muslumanmıdır anlaşılamıyor
    eserlerine bakıyorum incelıyorum harika üstü harika
    ama bazı yanlışları var inanılamıyacak dercede
    mesela ataturku bize dindar oalrak anlatıyor
    israili sık sık savunuyor
    bir yandan kendi eserlerinden dolayı hayranlık duyuyorum
    diğer yandan israili savunması ve ataturku bize dindanr olarak tanıtıyor diye nefret ediyorum
    programlarından o seksi açık kızların etrafdından olmasını bir turlu çözemedim
    yahu sen bir hocasın o kızlar hepsi manken orda burda insanlara kötü örnek oluyor yanında ne işi var
    zatenı allahtan korksalar biraz daha farklı gıyınımleri olur
    ve orda programlara çıkartınca bir çok insan ogüzel kızlara bakınca gunaha giriyor
    mesela o gun aysun kayacıyı almış karşısına din dersini anlatıyor
    yemın ederım ben utandım
    hocayı ancak allah bilir allah akıl fikir versin

  8. Arkadaşlar Lütfen yanlış anlama var Hz süleyman Hz Davut Mührü daha israil kurulmadan islamda zaten var bilinçsiz olmayalım Dün bu yazıyı okuduktan sonra Sultan ahmet camine gittim imamın namaz kıldığı minberin kubbe kısmında iki adet var daha çok yerde var Sultan Ahmet camine kimse dokunamamış dokunmasında çok mubarek mühür
    Selam ve dua ile

  9. israil logosu hz musa as in muhrudur ve musa peygamber hak peygamberdir vepeygamberlere iman imanın s artı

    dır …

  10. davut a.sın mührü olabilir ama yazarken tek bir harf bile değişse anlam bütünüyle değişir. Adnanın iyi niyetli olmadığı ortada israilin adamı!!! ben hacet namazına yattım ve gördüm o adam günümüzün firavunu!! insanları şirke götürüyor. programlarına bir dönem baktım ve nur cemaatinde büyü var bizi anlamıyor gibi şeyler zırvaladı. bence şeyh nazım kıbrısi ve cemaatine kendisi büyü yaptı. ayrıca tuncer çiftçi diye gonca radyodan alttan alta saf fakir halkı kandırıp sömürüyor ben mehdiyim diyor ve konuşmalarıyla birbirlerini destekliyorlar!!! acayip bir fitne var uyanın ey müminler!!!

  11. cahilce yapılan yorum insanı hiç çıkamıyacağı kuyunun içine düşmesine vesile olur…Zaman bizlere herşeyi gösterecek…Zamansız çekilen kılıç sahibini oldürür…

  12. Bunlar para tuzağı hep ama adam osmanlı figürü, üç hilal felan kullanır. Bu kadar da yalaka olunmaz. İsraile yalakalık yapacağınıza Osmanlıya tarihinize sahip çıkın. Para tuzağı arkadaşlar kanmayın, almayın, uyarın

  13. Bahsedilen sembol “mühr-i Süleyman” (Süleyman Mührü) diye bilinir.

    “Davud Yıldızı” da denir.

    İsrail bayrağından önce İslam sanatında çokça kullanılırdı.

    Artık İsrail bayrağı ile özdeşlediğinden kullanmaktan sakınmak -tenzihen- gerekir.

    Ayrıntılı bilgi için google araştırması tavsiye edilir.

    ***
    MÜHR-İ SÜLEYMAN

    ” Terim aslen Mühr-i Süleyman’dır. Ancak Türkçe’deki ses uyumuna göre dile geçerken değişmiştir. Diğer bir deyişi de Hatem-i Süleyman’dır. İngilizce ‘Seal of David’, ‘Star of David’, ‘Davis’s Sheald’ ‘Magen David’ isimleriyle anılır. Çünkü Batı dünyasında bildiğimiz çift üçgenin kesişimi olan Mühr-ü Süleyman aslında 5 kollu bir yıldızdır. 6 kollu yıldız babası olan Davud peygamberin kullandığı semboldür.”
    Prof. Dr. Nusret Çam / Ankara İlahiyat Fakültesi

    Mühr-i Süleyman’ın üzerindeki altı kollu yıldız motifinin daha tunç devrinden itibaren Ortadoğu coğrafyasında sıklıkla kullanıldığı arkeolojik kalıntılardan bilinmektedir. Keza Roma, İbrani, Asur, Bizans gibi eski medeniyetlerden kalan eserler üzerinde de göze çarpmaktadır. Eski Türklerin kullandığı on iki hayvanlı takvimde de bu yıldızı görürüz. Mitolojik zamanlardan itibaren bereket ve güç sembolü sayıldığı, pagan toplumlarda da kutsal kabul edildiği bilinmektedir. Ona her devirde atfedilen anlam da bu yüzden değişip durmuştur. Altı yön, matematikte ilk mükemmel sayı, dünyanın altı günde yaratılışı, bereket ve bolluğun özü vs. bunlardan. Şer güçlerden korunmak için tılsım oluşu ise pek yaygın.

    Hıristiyan ve Yahudiler arasında mühr-i Süleyman’a “Davud Yıldızı” denilmektedir. Onlar altıgen mührün üzerindeki yıldızın her bir köşesinde sıra ile İbrahim, İshak, Yakup, Musa, Harun ve Davud isimlerinin yazılı olduğuna inanırlar. Bugünkü İsrail devletinin bayrağı üzerinde de hexagram bulunmasının sebebi budur.

    Mühr-i Süleyman’ın önemi Yahudilerce bir amblem olarak kullanılmaya başladıktan sonra artmıştır. Mührün, İlahî himayeyi sembolize ettiğine inanan Yahudiler sonraki dönemlerde bu şekli sancak ve flamalara, muskalara nakşetmişler, büyücülük tılsımı olarak sıklıkla kullanmaya başlamışlar, zamanla ona kudsiyet atfedilmiş ve özellikle dinî ikbal uğrunda kullanmışlardır.

    Mühr-i Süleyman, İslam tezyini sanatlarının metal, ahşap, mimari, dokuma gibi pek çok dalında da nakış amaçlı kullanılmıştır. Birinin tepesi diğerinin tabanına geçirilmiş iki eşkenar üçgenin figüratif birleşimindeki kontrast, özellikle yapı süslemelerinin göbek motifi olarak çok cazip görülmüştür. Mühr-i Süleyman’ın bulunduğu yere şeytanın giremediğine dair halk inancından dolayı da taş, ağaç, cam, kağıt vb. satıhlarda merkezî motif niyetine kullanılmıştır. Yine bu inanıştan dolayı cami, tekke vb. mekanların kubbe veya tavan nakışlarında yahut mühr-i Süleyman desenleri bulunur. Anadolu Selçukluları, Artukoğulları ve İlhanlıların eserlerinde bilhassa kubbelerin kilit taşlarında sık rastlanır. Osmanlılarda ise başta hamam kubbe delikleri olmak üzere mezar taşları, cami tezyinatları, anıtlar ve kemer kilit taşlarıyla çini, seramik gibi mimariyi ilgilendiren hususlarda şeytanı uzaklaştırma amacıyla; mutfak eşyalarında, çeşmelerde, sebillerde zehirlenmeye karşı tılsım niyetine; serpuş, tolga vb. başlıklarda güç sembolü olarak; giyim eşyaları ve takılarda hırz ve vefk olsun diye kullanılmıştır. Nitekim Barbaros Hayreddin Paşa’nın, rüzgara hükmedebilmek maksadıyla sancağına mühr-i Süleyman motifi nakşettirmesi bu geleneğin bir neticesidir. Aynı motif Ön Türk devletlerinin sancaklarında da kullanılmıştır.

    Ön Türk Tarihinde iç içe geçmiş iki üçgenden oluşan bu altıgen yıldızın ‘‘Yaratan ve yaratılan’’ı ifade ettiği belirtilmektedir. Ön Türk boylarında bu yıldız ‘‘Temur Kazık’’ yani Kuzey yıldızını simgelemektedir. Daha sonra bu yıldızın adı, bazı Türk boylarınca ‘‘Çolpan Yıldızı’’ olarak adlandırılmıştır. Çolpan Yıldızı, tüm Türk boylarınca, Yaradan Tanrı’nın bir lütfu ve kendilerinin yıl göstericisi olarak kabul edilmiş ve ‘‘Temuk Kazık’’ yani kırmızı renkli sabit yıldız olarak isimlendirmişlerdir.

    Barbaros Hayrettin Paşa’nın Sancağı

    Hazineleri dillere destan olan 3 semavi dinde de ismi haşmetle birlikte anılan biridir Hz. Süleyman. Hem Tevratta hem Kuran-ı Kerim de hikayeleri ve hayatıyla saltanatı anlatılır.

    Tanrı tarafından Hz. Süleyman’a rüzgar, cinler, akarsu gibi akan metaller, kuşlar ve insanlardan oluşan ordular tahsis edilir. Rüzgara binip günler sürecek yollara hızla varır. Kuşları görevlendirerek düşman sahasına keşfe gönderir. Cinlerin esrarengiz görünmez ve anlaşılmaz yetileriyle devasa saraylar, kaldırılması imkansız dev sanat eserleri, binalar ve dalgıçların çıkardığı malzemelerden takılar akla gelecek bin bir güzel şey yaptırır. Dünyayı imar ederken güzelliği ve adaleti kurar.

    Süleyman efsanesini doruğa çıkaran yüzüktür. Her ne kadar dini kaynaklar bunu bu şekilde aktarmasa da gizem perdesi altında Tanrı’nın kendisine bir yüzük hediye ettiği söylenir.

    Bu öyle bir yüzüktür ki sayılı kişi ve meleklerin bildiği Tanrı’nın gizli ismini (İsmi Azam duası) saklar. Tanrının bilinmeyen adı yaratma ve hükmetme özellikleri içerir. Elbette bu tür bir efsane güç düşkünü insanların başını döndürmeye yeter de artar bile. Kimi bilgilere göre Adem’in taşıdığı bir yüzüktür ve cennetten çıkarılırken onu Arşta bırakmıştır. Cebrail daha sonra bu yüzüğü Tanrı’nın isteğiyle Hz. Süleyman’a getirmiştir.

    Kelime manasıyla Süleyman’ın mührü anlamına gelen mührün şekli aslında kesin değildir. Belli bir tarihten sonra kabul edilmiş olan ve şimdi İsrail bayrağında yer alan sembol İslam dünyasında da yüzlerce yıl kutsal olarak kabul edilmiş cami medrese ve geçitlerde mezarlıklarda yüzüklerde padişahların gömleklerinde tılsım olarak yerini almıştır. Daha sonraları ise farklılık yaratmak için sembol bazen doksan derece çevrilerek kullanılmıştır.

    Batı dünyası bazen büyü kitaplarında bazen noterlik işareti olarak, basımevi markası sonraları bir çok akımın sembolü olmuştur.

    Süleyman Peygamber’in yüzükle olan ilgisi onun bir imtihandan geçişi şeklinde ele alınır. Yokluğunda bir cariyesine emanet ettiği yüzük mührü bir cin onun görünümünü alarak ele geçirir. Yokluğunda pek çok fitne fesat hazırlar örneğin tahtına büyü kitapları koyar ve iftira atar. Oysa Hz. Süleyman yüzüğün yokluğunda kendine dönecek ve gücünün kaynağı olan asıl çekirdeğini özünü bulacaktır. Kuran bu konuya atfen şöyle der.

    “Süleyman’ın mülk ve saltanatı konusunda onlar, şeytanların okuyup durduklarına uydular. Halbuki Süleyman küfre sapmamıştı. Ancak şeytanlar küfre sapmıştı; insanlara büyüyü öğretiyorlardı.” Bakara Suresi / 102

    Ayrıca Neml suresi’nde Süleyman Peygamberin gelişini duyan karınca beyinin kendi halkına seslenişi efsanevi Seba Melikesi’nin tahtının göz açıp kapayana dek ışınlanışı ve olağanüstü pek çok şey anlatılır.

    Karınca vadisine geldiklerinde bir karınca şöyle seslendi: “Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin ki, Süleyman ve orduları farkında olmayarak sizi ezmesinler.”Neml / 18

    “Kendinde Kitap’tan bir ilim olan kişi de şöyle dedi: “Ben onu sana, gözünü açıp yumuncaya kadar getiririm.” Derken Süleyman, tahtı, yanında kurulmuş görünce şöyle konuştu: “Rabbimin lütfundandır bu. Şükür mü edeceğim, nankörlük mü diye beni denemek istiyor. Esasında, şükreden, kendisi lehine şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse bilsin ki, Rabbim Ganî’dir, cömerttir.” Neml / 40

    “Onlar Süleyman için, mihraplardan/kalelerden, heykellerden, havuzlar gibi çanaklardan, yerinden kaldırılamaz kazanlardan ne dilerse yaparlardı. Ey Davûd ailesi, şükür olarak iş yapın! Kullarım içinden şükredenler o kadar az ki! “Sebe / 13

    “Sonunda, Süleyman için ölüm hükmünü verdiğimizde, onun ölümünü, değneğini yiyen dâbbetül arzdan/ağaç kurtçuğundan başkası onlara göstermedi. Süleyman yere yığılınca, açıkça anlaşıldı ki, eğer cinler gaybı bilmiş olsalardı, o alçaltıcı azap içinde bekleyip durmazlardı.”Sebe / 14

    Günümüzde kabul gören sembol göğün ve yerin birleşimini gösterir. İki üçgenin biri göğe biri yere dönüktür. Sembol bir yönüyle insan varlığının maddi bedenini ve ruhunu, bundan oluşan bütünü, bir yandansa dişil ve eril prensipleri, maddi ve manevi değerlerin bütünlüğünü gösterir. Doğunun Yin ve Yang’ına benzer bir semboldür. Dünyaya giriş ve çıkış noktalarını temsil eder.

    Özellikle Selçuklu dönemi paralarında ve eserlerinde sıkça kullanılan altı köşeli yıldız, artık günümüzün gerilimli siyasi ve kültürel gelişmesinde, İslam Dünyasınca terk edilmiş Yahudiliğin ve Masonluğun sembolü haline gelmiştir.

    “Ne derisem buyruğum yürür, elümde ferman dutaram
    Ne idersem hükmüm revan, çün hükm-i sultan dutarım.

    İns ile bu cinn ü peri, divler benüm hükmümdedür
    Tahtum benim yil götürür, mühr-i Süleyman dutarım.

    İblis ü Âdem kim olur, ya aza yahut azdura
    Cümle benem eyü yavuz, kamusun benden dutaram.”

    Yunus Emre

  14. SELAMÜN ALEYKÜM Son zamandaki tartismalar cok karisik Adnan oktar genc mankenleri etrafina alip sohbet etmesi dinle bir baglanntisi varmi birde onlara beni seviyormusunuz diyor seyh nazim sultaninin dualarina ihtiyacimiz var cübbeli ahmed hoca ya da bukadar saldiri oluyor hamd olsun oda cok islam davasi icin cikarsiz ugrasiyor Allaha emanet olun

  15. adnan oktar camaatine kimse inanmasın tam sapkınlar allah kuranla kandırıyorlar bende inanmamıştım ama dedcal bunlar allah için uyarıyorum özellikle gençler inanmasınlar evet kitapları okusunlar ama cemaat tam sapkın allah bunları helak etsin inşaallah hz mehdi arafattan çıkcak inşaallah

  16. Arkadaşlar yapmayın yav. bu adam adnan oktarı övüpduruyor.onun müridi olduğunu söyleyen şehy ahmet yasin diye bir adam da adnan oktarın mehdi olduğunu düşündüğünü söylüyor bir videoda. Ayrıca Ali Kara Hoca da reddiye yaptı Nazım Kıbrısiye. Efendi hazretlerimizin Ali Haydar Efendi Bababımızı görmediğini kendisiyle hiç görüşmediğini iddia ediyor…. Dikkatli olalım…

  17. Her ne kadar Hz Davut’un mührüde olsa israil bunu kullandıktan sonra bu kullanılamaz Mesela Peygamberimizin(SAV) Hz Ali’ ye verdigi zülfikar gibi, onu kolye olarak boynuna asamazsın.

    “Kim bir kavme (topluluğa) benzemeye çalışırsa o, onlardandır.” ( Ebu Davud, libas)

    “Bizden başkasına benzemeye çalışan, bizden değildir” (Tirmizi, istizan 7)

    “Yahudi ve Hıristiyanlara benzemeye özenmeyiniz.” (Tirmizi, istizan 7, edep 41)

Yorumlar kapalı.